2009 yılındaki Finlandiya'dan kendisini hatırlamaya çalışalım. O yarıştaki uçuşu yarışın heyecan verici anlarından biriydi. İlk videoda uçtuğu sahne, ikinci videoda ise birkaç etap sonraki kazası mevcut.
Videolar sürekli yayından kaldırıldığı için buraya görüntü koyamıyorum. Şimdilik fotoğraflarla idare edelim.
Filmin senaryosunu Manish Pandey yazmış. Yönetmen koltuğunda ise Asif Kapadia var. Hint asıllı İngiliz yönetmen daha önceden The Warrior filmiyle ünlenmişti. Senna ise bambaşka türde bir film ve o da bunun bilincinde olduğunu söyleyen sözler söylemiş. Umarım filmden beklediklerimizi buluruz. Yaza doğru önce İstanbul Park, ardından Senna heyecanı saracak her yanımızı. Filmin ön gösterimini aşağıda izleyebilirsiniz. Son olarak Senna'nın sözleriyle yazıyı tamamlayalım:
"I will have to go back '78, '79 and it was pure driving, pure racing... That makes me happy"
Formula 1'de yeni sezon 2 aydan daha kısa bir süre içinde başlayacak. Testler önümüzdeki günlerde yapılacak. Geçen seneki gibi efsane bir sezon olması en büyük dileğimiz. 2011 testleri ve yarışları başlamadan önce 2010'u bir daha hatırlayalım. FIA'nın düzenlediği galada güzel bir tanıtım filmi yayınlandı. Blogla tekrar ilgilenmeye başlayınca eklemek istedim. İşte 2010'un can alıcı anları.
Reklamın Dailymotion linki burada .
Bu da Youtube linki .
En iyiler 21 Aralık 2010 tarihinde Zürih'te yardım amaçlı bir tenis maçında oynayacaklarmış. Nadal ve Federer birlikte başka ne yapsa bu kadar güzel olurdu emin değilim fakat, "The Match For Africa" reklam filmi ve kamera arkası tadında görüntüleri gerçekten çok sempatik
Credit Suisse presents THE MATCH FOR AFRICA federer vs nadal
Yükleyen cnr-190. - Basketbol, beyzbol, güreÅ� ve diÄ�er spor videoları.
Bu golü Pazartesi günü ofistan çıkmaya yakın bir zamanda izledim maç oynanırken. Şimdi tekrar konusu açıldı ve ben de paylaşma isteği yeniden uyandı. 2008 ve 2010'da iki kupayı birden kaldıran Bazılarına göre İspanya iyi bir jenerasyon yakalamıştı ve bu jenarasyonun en önemli parçası Xavi ve İniesta 2014'de yaşlanacaktı (!). Geriden kimse gelmeyecekti sanki. U 19 milli takımı böyle gol atan ülkede sanırım uzun seneler gelen gideni aratmayacak, çünkü onlar jenerasyon yakalamıyor, kendi jenerasyonlarını yaratıyor.

U-19 Avrupa Şampiyonası'nda oynanan İspanya-İtalya maçına 1991 doğumlu Real Betis B takım oyuncusu Ezequiel Calvente kullandığı penaltı vuruşuyla damga vurdu. Buna benzer bir vuruşu yıllar önce Thierry Henry Arsenal forması giyerken maç öncesi ısınırken denemişti. Gerçi Henry sadece eğlenmek için kullanırken Ezequiel'in uluslararası bir turnuvada kullanması işin önemli kısmı. Penaltı kullanılırken İspanya 2-0 önde de olsa denediği penaltı kolay kolay cesaret edilebilecek bir vuruş değil.
76 Avrupa Şampiyonası'ndan beri topun dibine girerek yapılan her penaltı vuruşuna Panenka penaltısı denildiği gibi belki de bundan sonra bu tip kullanılan penaltılar için de Ezequiel penaltısı kalıbı kullanılmaya başlanır.
15. Etabın kazananı BBOX Bouygues takımından Fransız Thomas Voeckler oldu. Fransızlar iki gün üst üste etap kazanma başarısını gösterirken toplamda beş etap birinciliğinin de keyfini sürüyorlar. Bu zaferin ayrı bir önemi de yıl sonunda sponsorunu kaybedecek olan BBOX Bouyges takımının ilerleyen günlerde yaşayacağı zorluklar karşısında elini kuvvetlendirmesi oldu.
Günün bir başka kazananı da Alberto Contador oldu. Nasıl kazandığı üzerine epey yorum yapılacak orası ayrı. Port de Bales tırmanışının sonuna geldiğimizde Andy Schleck atağa kalktı. Alberto Contador hazırlıksız yakalanmış gibiydi. O sırada nasıl bir dua etti bilinmez, Schleck aniden durmak zorunda kaldı. Bisikletinin zincirinde problem yaşayan rakibi duraklayınca Contador atağa kalktı ve etabın sonunda kendisi için yeterli farkı yaratıp sarı mayoyu sırtına geçirdi.
Böyle fırsatlar her sporcunun karşısına fazla çıkmaz. Saniyelik bir karar veriyorsunuz. Yazılı olmayan kurallara riâyet edip, etmemek sizin elinizde. Bu kararı düz yolda yürürken de almıyorsunuz. Bisiklet üzerinde 150 km yol katettikten sonra bir tercih yapıyorsunuz. Zor bir karar. Dışardan yorum yapmak her zaman kolay olmuştur. Bizim düşündüklerimizi Contador da düşünmüştür. Kendince doğru olanı seçti ve ilerledi İspanyol bisikletçi.
Eğer bekleseydi ne olurdu? Belki gün sonunda sarı mayoyu alamazdı. Hatta tur sonunda da sarı mayoyu da giyemeyebilirdi. Ama böyle tarihi bir yarışın sayfalarında yerini alacaktı. Zaten kazananlar listesinde ismi yazılı ve daha birçok kez yazacağından da şüphem yok. Eline bir fırsat geçti ve günü kurtardı. Kazanma güdülerine teslim oldu. Keşke bekleseydi ama yaptığını da normal karşılıyorum.
Bana göre asıl yanlışı sarı mayoyu giydikten sonra mikrofonlara konuşurken yaptı. Schleck'in sorun yaşadığını fark etmediğini ve zaten atak yapacağını söyledi. Gözümüzün içine bakarak yalan söyledi. Bunu yapmasına hiç gerek yoktu. Kazanmak için gösterdiği refleksi anlatsaydı yeterliydi. Yaptığını anlayabiliyorum ama sözlerini anlayamıyorum. Kimsenin de bana anlatabileceğini sanmıyorum.
Olayın gerçekleştiği anın videosu aşağıda, karar sizin...


















