TAŞRA BASKISI

İSTANBUL VE TAŞRA BASKILARI AYNI ANDA ÇIKAN BLOG

Amerika Açık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Amerika Açık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
• Cengiz Bahadır Özdemir l 14 Eylül 2010 0 Yorum

Yağmur sebebiyle bir gün sonra yapılan ve yapıldığı sırada da iki saatlik yağmur arası verilen maçta Rafael Nadal bu seneki üçüncü Grand Slam'ini kazandı. Kariyerinde Avustralya Açık, Roland Garros ve Wimbledon olan İspanyol raket, eksik olan parçayı da tamamlamış oldu. Djokovic karşısında ikinci set dışında çok üstün bir oyun ortaya koyan Nadal maçı 6-4, 5-7, 6-4, 6-2'lik setlerle 3-1 kazandı.
Maç harika bir ralli ile başladı. 19 vuruşluk bu rallide her türlü vuruş çeşidini izledik. Şanına yakışır bir maç olacağı ilk oyundan belliydi. Nadal ilk oyunda servis kırmayı başardı. Ancak sonrasında Djokovic servis kırarak durumu eşitledi. Bu sette Djokovic'in çizgi gerisinden çok kötü backhandler attığını gördük. Nadal ise etkili servislerle rakibini oyundan düşürüyordu. Turnuva boyunca sadece iki kez servis kırdırmış olan Nadal, bu maçın ilk setinde iki servis kırdırmıştı. Ancak oyun konsantrasyonunu bozmayan Nadal ilk seti 6-4 kazandı. Djokovic'in anlamsız siniri ve bu sinirden doğan kötü vuruşları olmasa belki başka türlü olabilirdi.
İkinci sette Nadal'ın basit hataları vardı. Üst üste yaptığı basit hatalardan sonra servislerindeki başarı oranı da düştü. Bu sette ilk çift hatayı Nadal yaptı. Djokovic üçüncü kez servis kırdıktan sonra üst üste 11 sayı kazandı. Setteki durum 4-1 olduğunda Nadal'ın duygusal tepkileri ortaya çıktı. Ne de olsa şimdiye kadar hiç set vermemişti. 50 yıl aradan sonra set vermeden şampiyon olan ilk tenisçi olma şansını yitirmek üzereydi. Ancak bir anda müthiş bir ivme yakalayıp durumu 4-4'e getirdi. Tam temposunu tutturmuşken devreye ''doğa'' girdi. Yağmurun yağmasıyla birlikte maça iki saat ara verildi.
Aradan sonra iki sporcu da karşılıklı olarak set oyunlarını kazandılar. Ancak son oyunda Djokovic servis kırınca seti 7-5 almış oldu. Üçüncü sette, Nadal unutmuş olduğu etkili servis kullanmayı tekrar hatırladı. Üst üste ace.ler geldi. Djokovic file önündeki basit hatalarıyla puanlar kaybetmeye devam ediyordu. Nadal'ın servislerini iyi karşılayamaması da onun maçtan kolay kopmasına sebep oluyordu. Uzun rallilerin olduğu bu seti Nadal 6-4 kazanarak sonuca bir adım daha yaklaşmıştı. Son set de Djokovic'in kötü vuruşları ve yorgunluğuyla geçti. Nadal büyük bir üstünlük sağladı ve bu seti 6-2 alarak şampiyonluğa ulaştı.

Rafael Nadal, Agassi'den sonra dört Grand Slam kazanan ilk tenisçi olarak tarihteki yerini aldı. Toprak kortun kralı olduğunu biliyorduk ama Wimbledon ve Amerika Açık'ı ard arda kazanmış olması, onun belli bir kalıba sokulmaması gerektiğini gösteriyordu. Djokovic ise Grand Slam'lerde, Nadal'ı yenememe hastalığına devam etmiş oldu.

• Cengiz Bahadır Özdemir l 12 Eylül 2010 0 Yorum

Bayram nedeniyle müsabakalardan biraz uzak kalmıştım. Clijsters-Williams ve Wozniacki-Zvonareva maçlarını izleyemedim. Wozniacki'nin elenmesi çok büyük bir sürprizdi. Genç raketin bu şampiyonada zafere ulaşacağını düşünüyordum. Clijsters'in çıkması ise normaldi. Tecrübeli isim çok formda ve bu turnuvada da formda olduğunu ispatladı. Zvonareva, Wimbledon'dan sonra Amerika Açık'ta da finale kalan isim olmuştu. Bu sene Serena Williams dışında iki Grand Slam finali oynayan yoktu. Rus raket için büyük başarıydı. 2010 Wimbledon'da elediği Clijsters'le bir kez daha karşılaşacaktı. Belçikalı'ya karşı oynadığı son iki maçı kazanan Zvonareva'nın umudu fazlaydı. Ancak final maçındaki performansı çok çok düşüktü.
İlk sette Zvonareva çok fazla basit hata yaptı. Hata yaptıkça sinirlendi ve daha fazla hata yapmaya başladı. Bu da oyundan kopmasına sebep oldu. Clijsters ise çok daha formdaydı. Çapraza attığı toplarla rakibinin oyundan düşmesini sağlamıştı. File önünde de rakibine üstünlük kuran Clijsters, ilk sette 6-2'lik bir üstünlük sağlamıştı. 
İkinci setin beşinci oyununa kadar Zvonareva aynı kötü çizgisini devam ettiriyordu. Beşinci oyundaki 27 vuruşluk rallide ise Zvonareva kendini göstermişti. Acaba silkinip kendine gelecek mi derken sonraki servisini kırdırdı ve yine maçtan erken koptu. Clijsters çok büyük bir soğukkanlılıkla seti 6-1, maçı da 2-0 kazandı. Özellikle servislerdeki üstünlüğü, ona bu maçta şampiyonluğu getirdi. Zvonareva ise kritik yerlerde yaptığı basit hatalarla maçı verdi. Sinirlerine hakim olmakta zorlanan Rus sporcu, üç raketle oynamak zorunda kaldı. Hatta ikinci sette, henüz sayı almamışken ekrana güzel bir istatistik gelmişti. Aldığı sayı 2, kullandığı raket 3 olarak gösterilen bu istatistik, komik olduğu kadar düşündürücüydü de. Kim Clijsters, üst üste ikinci defa buradan zaferle ayrıldı. Bu maçtan sonra 1.7 milyon dolar kazanan sporcu, Cincinnati'deki zaferle birlikte 500 bin dolar daha alıp Amerika Açık'ı 2.2 milyon dolar kazanarak terk etti.
Erkeklerde Nadal, Youzhny'i çok rahat geçti. Rus sporcu rakibinin oyununa ayak uyduramadı ve final şansını kaybetti. Nadal, bu maçta zaman zaman zorlansa da genelde üstün olan taraftı. Özellikle iyi servisleriyle rakibinin puan almasını önledi. Beşinci setten itibaren izlediğim diğer maç ise şanına yakışır bir şekilde sona erdi. Federer-Djokovic arasındaki mücadeleden mutlu ayrılan taraf Djokovic oldu. Bu iki oyuncunun, Amerika Açık yarı finallerinde karşılaşması bir gelenek gibi. 2008 ve 2009 yarı finallerinde de karşılaşan iki raketten Federer gülen taraf olmuştu. 2007'de ise finalde karşılaşmışlar ve yine Fedex rakibini yenmişti. Bu sefer öyle olmadı. 
Maçın birinci ve üçüncü seti 7-5 Federer üstünlüğü ile bitmişti. Bunda şaşılacak bir şey yoktu. Oynadıkları son 18 oyunun 12'si zaten 7-5 veya 7-6 ile sonuçlanmıştı. Ancak ikinci ve dördüncü setlerde 6-1, 6-2 Djokovic üstünlüğü vardı. Bu iki sette Federer'in ne yaptığını herkes gibi ben de merak ediyorum. İsviçreli'nin ikinci setlerde kopmalar yaşadığı bir gerçek. Ancak bu kadar kopmuş olması epey düşündürücü. Son sette nefes kesen ralliler vardı. Djokovic maçtan koptu derken inanılmaz sayılar kazandı, Federer iyi giderken son anda servisini kırdırıp oyundan düştü. Kısacası, başabaş giden bir set izledik. Ancak Federer, çok fazla yaptığı basit hataların bir kısmını bu sette yaşayınca Djokovic'in galibiyeti geldi. Son seti 7-5, maçı da 3-2 kazanan Sırp raket finale adını yazdırdı. Kariyerindeki üçüncü Grand Slam'ine çıkacak olan Djokovic'in, Nadal karşısında ne yapacağı merakla bekleniyor. Federer ise buradaki altıncı zaferine ulaşma hayalini başka bir zamana ertelemek zorunda kaldı.

• Cengiz Bahadır Özdemir l 9 Eylül 2010 0 Yorum

Yarı finale çıkan ilk kişinin belli olacağı maçta Djokovic, Monfils'i üç set sonunda geçmeyi başardı. Özellikle ilk sette inanılmaz hatalar yapan Djokovic, rakibine karşı kötü bir performans sergiledi. Özellikle garip forehandleri ile rakibine sayılar veren Sırp tenisçi servislerini düzelttikten sonra seti tie-breakte kazandı. Monfils'in her yere koşması ama bu koşulardan sayı çıkaramaması bir başka önemli konuydu. Üstelik işin şov kısmına biraz fazla yer veriyordu. Djokovic gibi bir raket karşısında, çeyrek finalde yapılmaması gereken bir tavırdı. İkinci sette hiçbir varlık gösteremeyen Monfils çok fazla basit hata yaptı. Rüzgarın da etkisiyle bir ara servis kullanmakta büyük güçlük çekti ve üst üste çift hatalar yaptı. Üçüncü sette Djokovic kontrolü ele aldı ve seti kazanarak adını yarı finale yazdırdı. Amerika Açık'ta üst üste dördüncü kez yarı finale çıkan Djokovic'in rakibi Federer olacak. Federer, Söderling karşısında çok zorlanmadan üç setle işi bitirdi.
Kadınlarda Zvonareva, Estonyalı rakibi Kanepi'yi iki set sonunda kolayca geçti ve adını yarı finale yazdırdı. Yarı finalde ise rakibi Wozniacki olacak. Cibulkova karşısında iki sette maçı kazanan Danimarkalı finale bir adım daha yaklaştı. Özellikle rüzgar yüzünden maçta epey zorlanan iki raket, ilk sette servisleri oyuna sokmakta zorlandılar. Ancak Wozniacki rakibinden daha iyi bir mücadele ortaya koydu. Zvonareva-Wozniacki yaklaşık bir ay önce Rogers Cup finalinde karşılaşmışlardı. Bu defa yarı finalde kozlarını paylaşacaklar.

• Cengiz Bahadır Özdemir l 8 Eylül 2010 0 Yorum

Amerika Açık erkekler mücadelesi inanılmaz maçlarla devam ediyor. Dördüncü tur maçlarında dün iki çekişmeli maç vardı. Bunlardan biri Wawrinka-Querrey arasındaydı. Erkeklerde ABD'yi temsil eden son tenisçi olan Querrey müthiş bir mücadele örneği gösterdi. Ancak Murray'i eleyip mücadelenin hasını sergilemiş olan Wawrinka karşısında yenilmekten kurtulamadı. İki raket de birbirlerine yakın bir oyun ortaya koydular. Müthiş servisler, inanılmaz savunmalar izledik. Ancak Wawrinka biraz daha ağır basan taraftı. Üstelik sağ baldırında sorun olmasına rağmen, beşinci setin son oyununda yaptığı hareketlerle biyonik bir adam olduğunu gösterdi. 4 saat 45 dakika süren maç bu turnuvanın en uzun ikinci maçı oldu. Bir başka çekişmeli mücadele ise iki İspanyol arasındaydı. Ferrer-Verdasco maçı da beş set sonunda belli oldu. Ferrer 2-0 öne geçmesine rağmen Verdasco maçı bırakmadı ve maçı 3-2 kazanarak çeyrek finale çıkan isim oldu. Çeyrek finaldeki rakibi, yine vatandaşı olan Nadal olacak.
Kadınlarda Clijsters ve Williams rakiplerini geçerek yollarına devam ettiler. Williams, Schiavone karşısında ilk sette epey zorlanmış olsa da ikinci sette daha rahat bir oyun sergiledi. Gecenin ilerleyen saatlerinde oynanan maçta ise Clijsters, Avustralyalı rakibi Stosur'u üç setle geçmesini bildi. Williams ve Clijsters yarı finalde karşı karşıya gelecekler. Clijsters kortlara döndükten sonra ilk Grand Slam'ine yine burada katılmıştı ve dördüncü turda Williams'a elenmişti. Bu seneyse, bu ikili Miami Açık'ta karşılaşmış ve finalde Belçikalı raket gülen taraf olmuştu. Final yolunda zevkli bir mücadele olacak.

• Cengiz Bahadır Özdemir l 7 Eylül 2010 0 Yorum

Dün kadınlarda çok önemli bir maç oynandı. 1 numaralı seri başı Wozniacki, 14 numaralı seri başı Sharapova ile karşı karşıya geldi. Hem estetik hem de oyun açısından çok şey vaat eden maçı, Danimarkalı raket iki sette almayı başardı. Sonlarına doğru yetişebildiğim maçta Sharapova'nın basit hataları dikkat çekti. Wozniacki'nin çizgi gerisindeki meşhur savunması da maçı çözen unsurlardan biriydi. Üst üste 12. galibiyetini alan Wozniacki, kariyerinin en iyi serisini yakalamış durumda. Bir başka maç ise Zvonareva-Petkovic arasındaydı. Üçüncü turda maç yapmayan Alman raket, dördüncü turda hiçbir varlık gösteremedi. Zvonareva'nın etkili servisleri, Petkovic'in kaybetmesine neden oldu. Zvonareva zorlanmadığı maçı 6-1 ve 6-2 alarak çeyrek finale kaldı. Bir başka Rus sporcu Kuznetsova ise hayalkırıklığı yarattı. Slovak raket Cibulkova karşısında iki seti de verdi ve elendi. Cibulkova bu sene ilk kez bir turnuvada finalleri görmüş oldu. Belçikalı Wickmayer ise Estonyalı Kanepi ile oynadığı maçtan 2-1 yenik ayrıldı. Başabaş giden maçın ilk setini rahatça aldıktan sonra ikinci seti kaybedip son sette de rakibine boyun eğdi. Kadınlar çeyrek final maçları şu şekilde belli oldu:

Wozniacki-Cibulkova
Kanepi-Zvonareva
Schiavone-Williams
Stosur-Clijsters

Erkeklerde, Fransız çekişmesini Monfils kazandı. Rakibi ise, Mardy Fish'i rahat geçen Djokovic olacak. Soderling ise, ilk setini kaybettiği maçı kazandı ve Federer'in rakibi oldu. 2009 Roland Garros finalinden sonra ikinci kez karşılaşacaklar. Güzel bir maç bizleri bekliyor olacak.

• Cengiz Bahadır Özdemir l 6 Eylül 2010 0 Yorum

Amerika Açık tüm hızıyla devam ediyor. Erkeklerde üçüncü tur maçları bitti. Artık rekabetin daha da arttığı maçlara sıra geldi. Rafael Nadal, Fransız rakibi Simon'u üç setlik rahat bir oyunla geçti. Rakibi, vatandaşı Feliciano Lopez olacak. Bir başka İspanyol kapışması da Ferrer-Verdasco arasında olacak. Verdasco, Nalbandian'ı dört set sonunda geçmişti. Djokovic, Blake karşısında zorlanmış olsa da üç setle işi bitirdi. Rakibi, Fransız Clement'i beş setle geçebilen Mardy Fish olacak. Rakiplerini üçer sette geçen Federer ve Melzer dördüncü turda karşılaşacaklar. Söderling de dördüncü tura çıkan isimlerden. Rakibi İspanyol Montanes olacak. Fransız tenisçiler Gasquets ve Monfils dördüncü turda kapışacaklar. Youzhny-Isner mücadelesinden galip olarak ayrılan taraf Youzhny oldu. Rakibiyse Robredo olacak.
Gelelim asıl büyük sürprize. Louis Armstrong Stadı'nda, Andy Murray turnuvaya veda etti. İsviçreli Stansilas Wawrinka karşısında oldukça zorlanan Britanyalı, maçı 3-1 kaybetti. İlk seti tie-break sonunda 7-6 kazanmasına rağmen ikinci sette 7-6 yenildi. Sonraki iki sette çok kötü bir performans sergileyen Murray, 6-3'lük iki setle elenmiş oldu. Özellikle servislerde büyük sorunlar yaşayan Murray, rakibinin etkili servislerine ve file önü oyunlarına karşı koyamadı. İkinci sette, baldırında ufak bir sorun yaşamasına rağmen Wawrinka maçı bırakmadı. Böylece 2008 Amerika Açık'ta dördüncü turda elendiği Murray'den intikamını iki sene sonra almış oldu. Murray de 2008 Roland Garros'tan beri ilk kez üçüncü turda elenmiş oldu. Grand Slam kazanamama huyu devam ediyor. Wawrinka dördüncü turda, Almagro'yu geçen Querrey ile oynayacak.

Kadınlarda ise çeyrek finalistlerin bazıları belli oldu. Ana Ivanovic'i iki setle geçen Clijsters çeyrek finalde, Dementieva'yı çok zor bir maç sonucu yenen Stosur ile oynayacak. Venus Williams ise ilk setinde zorlandığı maçta Peer'i geçti. Rakibi ise İtalyan Schiavone olacak. Wozniacki-Sharapova galibi, Kuznetsova-Cibulkova galibiyle; Petkovic-Zvonareva galibi, Kanepi-Wickmayer galibiyle çeyrek finalde karşılaşacaklar.

• Cengiz Bahadır Özdemir l 3 Eylül 2010 0 Yorum

Amerika Açık'ta gün geçmiyorki bir sürpriz daha yaşanmasın. Dördüncü tura kadar rahat çıkacağını düşündüğüm Andy Roddick, dört set sonunda rakibi Janko Tipsarevic'e yenilerek, ikinci turda turnuvadan elendi. Sırp tenisçi, burada üçüncü turu görememişti. Onun için de bir ilk oldu. Indian Wells finalisti ve Miami Açık şampiyonunun ikinci turda elenmesi kötü bir sürpriz oldu. Bu arada Hırvat Cilic'in, genç Japon Kei Nishikor'ye beş set sonunda yenilmesi de ayrıca değerlendirilmesi gereken sürprizlerden.
Kadınlarda ise Fransız tenisçi Rezai, ABD'li Beatrice Capra'ya yenilerek sürprize imza attı. Henüz 18 yaşındaki Capra, ilk kez bir Grand Slam'e katılmıştı. İlk maçında Hırvat Sprem'i iki setle geçmişti. Şimdi de 18 numaralı seribaşını yenerek büyük bir sükseye imza atmış oldu. Üçüncü turdaki rakibi Sharapova olacak. Ancak buraya kadar gelmesi bile başlı başına bir olay. Rezai'nin de, GS'lerde finallere kalamama geleneği devam ediyor. Geri kalan maçlarda, Jankovic yine zorlanarak bir üst tura çıktı. Wozniacki, Kuznetsova ve Zvonareva üçüncü tura çıkan diğer isimler oldular.

• Cengiz Bahadır Özdemir l 2 Eylül 2010 0 Yorum

Amerika Açık'ta ilk tur maçları sona erdi. Daha doğrusu, kadınlarda sona erdi. Ben bu yazıyı yazdığım sırada erkeklerde maçlar daha devam ediyordu. Ancak Isner ve Youzhny'nin maçları dışında turnuvayı etkileyen maçlar olmadığı için değerlendirmeye almadım. Daha sonra tekrar inceleriz. İlk turun ardından erkeklerde sürprizler vardı. İlk gruptaki seri başı isimlerden Nadal, Almagro, Ferrer ve Nalbandian ikinci tura çıktılar. Tek fireyi Ljubicic verdi. Indian Wells şampiyonunun formundaki düşüş devam ediyor. ABD'li Harrison karşısında kötü servis atıp fazla basit hata yapması, ilk turdan elenmesine neden oldu.
İkinci gruptaki seri başlarından Murray ve Almagro yollarına devam ederken, Berdych'in elenmesi büyük sürpriz oldu. Başa baş giden üç set sonunda Çek raketin elenmesi işleri karıştıracaktır. Üçüncü grupta Roddick ve Djokovic (zor da olsa) ikinci tura yükseldi. Ancak Baghatis'in beş set sonunda yenilmiş olması önemli bir sürprizdi. 22 ace attığı maçı kaybetmek, Rum raket için üzücü olmalı. Dördüncü grupta Federer, Söderling, Melzer yollarına devam ederlerken, Hewitt beş set sonunda rakibine yenilmekten kurtulamadı. Rakibinin basit hata sayısının 65 olduğunu belirtmek isterim. Ancak winnerlarda 72-40'lık bir üstünlüğü varmış.
Kadınlarda ilk tur maçlarında, ilk grupta yer alan Wozniacki, Rezai ve Sharapova yollarına devam ederlerken, Safarova ilk turdan turnuvaya veda etti. İkinci grupta ise Jankovic, Zvonareva ve Radwanska ikinci tura yükselen isimler oldular. Jankovic'in çok zorlandığı dikkatlerden kaçmadı. Üçüncü grupta Schiavone, Williams, Azarenka gibi isimler ikinci tura çıktılar. Burada sürpriz yaşanmadı. Dördüncü grupta Stosur zorla da olsa kazanmayı bildi. Clijsters ve Dementieva ise kolay maçlar çıkardılar.
Kadınlarda ikinci tur maçlarının bazıları da oynandı. Schiavone, vatandaşını iki setlik bir oyunla geçti. Williams, ilk setinde zorlandığı maçı iki setle kazandı. Hantuchova çok zorlandı ama üçüncü tura çıktı. Rakibiyse vatandaşı Dementieva olacak. Bartoli, vatandaşı Razzano'ya iki setle yenildi. Rakibiyse, eski günlerine geri dönen Ana Ivanovic olacak. Günün en üzücü haberiyse Viktoria Azarenka'dan geldi. Arjantinli Dulko karşısında ilk sette 5-1 gerideyken bayıldı. Hasteneye kaldırıldıktan sonra yapılan açıklamalarda basit bir baş dönmesi olmadığı ve maçtan çekilmesinin zorunlu olduğu yönündeydi. Belaruslu'ya twitter hesabından geçmiş olsun dileklerimi gönderdim. Umarım en kısa zamanda toparlanır.

• Cengiz Bahadır Özdemir l 31 Ağustos 2010 0 Yorum

Amerika Açık'ta ilk günü geride bırakırken sansasyonel hareketler görmeye erken başladık. Dün Federer, Arjantinli rakibini yenerken müthiş bir bacak arası winner atarak hem maça hem de turnuvaya damgasını vurdu. Dabul'un bu atış sonrası ''Daha ne yapayım ben aga'' bakışı her şeyi anlatıyor. Youtube'tan başka bir yerde daha bulursam görüntüyü, onun da linkini koyarım..

• Cengiz Bahadır Özdemir l 30 Ağustos 2010 0 Yorum

Amerika Açık bugün itibariyle başlıyor. Eşleşmeler belli oldu. Eşleşmelere bakmadan evvel, bu seneki Grand Slam tablosuna bakmakta fayda var. Erkeklerde Rafael Nadal iki Grand Slam (Roland Garros-Wimbledon) kazanarak bu seneye damgasını vuran isimlerdendi. En büyük rakibi Roger Federer ise Avustralya Açık'ı kazanabildi. Üç numaralı seri başı Djokovic bu sene istediği başarıları elde edemedi. İki GS'de (Avustralya-Roland Garros) çeyrek final gören Sırp raket, Wimbledon yarı finalinde Tomas Berdych'e yenilmekten kurtulamamıştı. Bu sene tek şampiyonluğu var. Onun için zorlu bir turnuva olacak. Dört numaralı seri başı Andy Murray ise Avustralya Açık'taki finali kaybettikten sonra Roland Garros'ta dördüncü turda veda etmişti. Wimbledon'da ise Rafael Nadal'a yarı finalde boyun eğdi.
Kadınlara baktığımızda, Serena Williams'ın bu turnuvada oynayamayacağını görüyoruz. Avustralya ve Wimbledon şampiyonunun bu turnuvada yer alamayacak olması büyük kayıp elbette. Öte yandan gümbür gümbür gelen Caroline Wozniacki var. Bu sene beş final oynayan ve bunlardan dördünü kazanan Danimarkalı raket, geçen sene finalde kaybettiği Amerika Açık'ı bu sene kazanmak istiyor. Avustralya Açık ve Wimbledon'da dördüncü turda elenen, Roland Garros'ta ise çeyrek finalde kaybeden Wozniacki şu anda en formda tenisçilerden. Kim Clijsters ise iki numaralı seri başı olarak burada mücadele edecek. Sakatlıktan döndükten sonra çok iyi işlere imza atan Belçikalı'nın bu sene iki şampiyonluğu bulunmakta. Daha evvelden iki kez Amerika Açık'ı kazanan Clijsters'in bu seneki GS'leri çok da parlak değil. Avustralya Açık'ta üçüncü turu gören tecrübeli raket, Roland Garros'ta mücadele edememişti. Wimbledon'da ise Zvonareva'ya çeyrek finalde yenilerek elenmişti. Venus Williams, bu senenin suskun ismi. Avustralya ve Wimbledon'da çeyrek final gördü. Roland Garros'ta ise dördüncü turda elendi. Uzun zamandır maç yapmıyor. Daha önceden iki kere kazandığı Amerika Açık'ta eski hırsıyla mücadele etmesi beklenecektir.
Sıra geldi eşleşmelere. Önce erkeklere bakalım. Rafael Nadal birinci turda Rus Gabashvili ile karşılaşacak. Bu gruptaki diğer seri başı isimlerden Verdasco, Ljubicic, Gulbis ve Nalbandian rakiplerini yenerek üst turları kovalayacaklar. Indian Wells'in galibi Ljubicic ve Washington'daki turnuvanın şampiyonu Nalbandian'ın şansları daha yüksek. Bu iki raketin dördüncü tura çıkması bekleniyor. Ancak Nadal'a karşı şanslarının çok fazla olduğunu söylemek zor.
İkinci gruba baktığımızda Andy Murray tüm ihtişamıyla orada duruyor. İlk turdaki rakibi Slovak Lukas Lacko olacak. Diğer önemli isimler Berdych, Isner, Youzhny ve benim sempatimi kazanmış olan çılgın raket Almagro olacak.Wimbledon ve Miami Açık finalisti Berdych dördüncü tura kadar rahat çıkar. Isner ve Youznhy'nin yolları erkenden kesişecek gibi gözüküyor. Almagro'nun ikinci turda Garcia-Lopez ile karşılaşması bekleniyor ki bu maç epey zorlu olacak. Onu geçse bile bu senenin formda isimlerinden Sam Querrey karşısında şansı az görünüyor.
Üçüncü grupta Djokovic, Roddick, Davydenko ve Baghatis gibi birbirinden önemli isimleri görüyoruz. Son zamanlardaki düşüşüne burada son vermek isteyen Djokovic'in dördüncü tura kadar rahat bir şekilde ilerlemesini bekliyorum. İlk turdaki rakibi ise Sırp Viktor Troicki olacak. Davydenko ve Roddick de dördüncü tura kadar çıkacak isimler olacaklar. Burada Baghatis-Fish eşleşmesi ilginç olacak. Bir sürpriz yaşanmadığı takdirde bu ikili üçüncü turda karşılaşacaklar. Kazanan Djokovic'in rakibi olacak.
Dördüncü grupta Federer ve Söderling öne çıkan isimler. Federer'in ilk rakibi Arjantinli Brian Dabul. Federer'in üçüncü turdaki muhtemel rakiplerinden Hewitt önemli bir isim ama yıllardır büyük bir başarısı yok. Söderling'in form durumu çok iyi değil. Bu sene beş finale çıktı ve iki kez şampiyon olabildi. Onun durumu çok iyi değil. Üçüncü veya dördüncü turda elenmesi sürpriz olmayacak. Bu grupta bir başka öne çıkan isim Cilic. O da çok umut vermese de Avustralya Açık'ta yaptığı gibi bir sürprize imza atabilir.
Gelelim kadınlara. İlk grupta Wozniacki-Na Li-Kuznetsova öne çıkan isimler. Wozniacki'nin üçüncü turdaki rakibinin Safarova olması bekleniyor. Almanya'daki Porsche Grand Prix'de Wozniacki, ikinci turda Safarova'ya yenilmişti. Burada üçüncü turu geçse bile bu sefer de Sharapova veya Rezai kendisinin rakibi olacak. Danimarkalı'nın işiş zor. Na Li üçüncü tura kadar çıkacaktır. Ancak dördüncü turdaki rakibi muhtemelen Kuznetsova olacak. Buradaki çekişme önemli. Zevkli bir mücadele olacaktır.
İkinci grupta Jankovic-Zvonareva-Radwanska üçlüsü görülüyor. Jankovic'in düşüşte olduğu biliniyor. Üçüncü veya dördüncü tura kadar çıkacağını düşünüyorum. Ancak sonrası zor. Zvonareva ve Radwanska ise dördüncü turda karşı karşıya gelebilecek iki rakip olarak gözüküyor. Eğer bir sürpriz yaşanmazsa güzel bir dördüncü tur mücadelesi bizleri bekliyor.
Üçüncü grupta Roland Garros şampiyonu Schiavone, düşüşteki yıldız Venus Williams ve bu sene üç finalde mücadelesi vermiş Azarenka dikkat çeken isimler. Schiavone, kazandığı büyük başarıdan sonra formunu koruyamadı. Birinci ve ikinci turları rahatlıkla geçip üçüncü tura kalacaktır. Buradan sonrası ise soru işareti. Ancak üçüncü turu geçse bile dördüncü turda karşısına Azarenka çıkacaktır. Burada fazla şans vermiyorum. Tabi bu durumu, Azarenka'nın üçüncü turda Pavlyuchenkova'yı geçeceğini düşünerek söylüyorum. Pavlyuchenkova, bu sene Meksika ve Türkiye'de zafer kazandı ancak GS'lerde üçüncü tur sonrasını göremedi. Williams ise üç turu rahatlıkla geçecek gibi duruyor. Dördüncü turda karşısına muhtemelen Pennetta çıkacaktır. Bu sene formda diyebileceğimiz Fransız raketin tek eksiği, GS'lerde çok ileri gidememiş olması. Yine de güzel bir maç bizleri bekliyor olacak.
Dördüncü grupta Clijsters, Stosur ve Dementieva var. Clijsters'in çeyrek finale kadar rahat gidecek gibi duruyor. Dördüncü turda muhtemelen Bartoli ile oynayacak. O maç tek zorlanacağı yer olacaktır ama bence geçecektir. Stosur ise dördüncü turda Dementieva ile eşleşecek gibi. Oraya kadar iki raketi de zorlayacak isim göremiyorum. Buradaki ilk tur mücadelesinden olan Safina-Hantuchova maçı da dikkat çekici maçlardan. Sürpriz olabilir.

Neticede Amerika Açık'ta bu sene oldukça iddialı maçlar izleyeceğiz. Erkeklerde Federer-Nadal'ın yanında Murray de finale kalması muhtemel isimlerden. Kadınlarda ise Wozniacki ve formda bir Clisjters final oynayacak durumda. GS tecrübesi olan Williams ile iki Rus raket, Kuznetsova ve Sharapova diğer iddialı isimlerden olacak.